SELAMUN ALEYKÜM

İnşaallah istifadeye medar olur!!!!!!

24 Eylül 2011 Cumartesi

Hayat: Samed Aynası


Hayat hakikati bu cihetle pek çok sıfatların tecellisine mazhar çok geniş özelliklere sahip bir ayna hükmündedir. Nasıl ki bir cihazın özelliklerinin fazlalığı nispetinde ihtiyaç duyulan şeylerin artması gibi, hayat da bu geniş özelliğinden dolayı, o nispette pek çok şeylere muhtaçtır. Bu özelliği hayatı Samediyet’in en geniş aynası yapmıştır.

Bir çöldeki taş ile insan arasındaki en mühim fark nedir acaba? Elbette hayat... Çevremize dikkatlice baktığımızda hayatın bu kâinatta temel bir unsur olduğunu görmekteyiz. Hayat hakikati o kadar parlak ve zahir ki inkar edilmesi mümkün değildir. Öyle ki en basit maddelerden dahi çok harika ve sanatlı canlıların var edildiğine şahit olmaktayız. Bir şeyin çokça yapılması, o şeyde çok mühim gayeler gözetildiğini bildirdiği gibi, hayatın bu şekilde yaygın olarak bulunması onun da büyük bir vazifesi olduğunu bildirir.



Evet güneşe baktığımızda, onu bize bildiren ve tanıttıran en parlak şeyin onun ışığı olduğunu görmekteyiz. Yeryüzünde yayılmış olan ışık uzantılarından hangisini takip etsek bizi güneşe götürür. Bununla birlikte güneş ışığının başka bir özelliği daha var ki, o da tek bir ışık gibi görünmesine rağmen, aslında yedi rengi ihtiva ettiğini bilmekteyiz. Yani aynada yansıyan ışıkta bu yedi renk de beraber yansır. Ancak bir prizmadan ışığı geçirmekle veya ışığın varlıklar üzerine düşmesiyle o renkleri fark edebiliyoruz. Hayat da öyle bir hakikattir ki pek çok sıfatı içine almıştır. Hayat tecellisi ile birlikte pek çok sıfat da tecelli eder. Hayat ile tecelli eden bu sıfatları anlamamız için bir prizmadan geçirmek gerekmektedir. İşte hayatın canlılarda tecelli etmesi ve bize görünmesi adeta ışığın prizmadan geçmesi gibi beraberindeki sıfatların ortaya çıkmasına hizmet etmektedir. Yani bir hayat sahibinde görme, işitme, dokunma, tat alma gibi duygular hayat hakikatindeki sıfatların bu şekilde inkişafı olduğu gibi, yine sevmek, tefekkür etmek, anlamak, şefkat etmek, memnun olmak gibi hissiyat dahi diğer birçok sıfatların tecellileridir.

Hayat hakikati bu cihetle pek çok sıfatların tecellisine mazhar çok geniş özelliklere sahip bir ayna hükmündedir. Nasıl ki bir cihazın özelliklerinin fazlalığı nispetinde ihtiyaç duyulan şeylerin artması gibi, hayat da bu geniş özelliğinden dolayı, o nispette pek çok şeylere muhtaçtır. Bu özelliği hayatı Samediyet’in en geniş aynası yapmıştır. Allah Samed’dir. Yani hiçbir şeye muhtaç olmadığı gibi her şey her şeyinde O’na muhtaçtır. İşte hayat bu geniş özelliği ile Cenab-ı Hakk’ın ekser isim, sıfat ve şuunâtının tecellisine vesile olmakta ve o nisbette Samediyet’e aynadarlık yapmaktadır. Yazın şiddetli sıcağı altında, bir çöldeki taş ile yine aynı çölde aç, susuz ve bineksiz kalmış bir insanın Samediyet’e aynadarlığının farkı, ancak hayat ile zevk edilebilir.

İşte yeryüzündeki ışıkları takip etsek bizi güneşe götürdüğü gibi, yeryüzündeki hayat hakikati anlaşılıp takip edilse, onun sanatkarı olan Zât’ı, bütün sıfatları ile bize buldurur ve Samediyet’ini anlamamızı sağlar. Gündüz ortasında güneşi bulamamak ne büyük bir bedbahtlık ise, hayatı görüp de onun güneşi olan Şems-i Ezeliyi bulamamak ondan bin defa daha büyük bir bedbahtlıktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder